Bağırsak Kanserinde Güncel Tedaviler

Gerek tarama, gerekse tedavi yöntemlerindeki gelişmeler bağırsak kanserlerinde yaşam beklentilerine olumlu yansımıştır. Kuzey Amerika verilerine göre 1970’lerde bağırsak kanseri tanısı konan 100 hastanın 5 yıl sonra %50 kadarı hayatta iken, 2005 yılında bu oranın %65’e çıktığı bildirilmiştir. Bu artışın önemli bölümünün taramalarda kolonskopinin daha yaygın kullanımına bağlı olduğu bildirilmiştir.

Barsak Kanserinde Güncel TedavilerBağırsak kanseri bulunan hastalarda vücut taramalarında başka bölgede hastalık yoksa, ilk yapılması gereken işlem cerrahi ile kanserli bölgenin çıkarılmasıdır. Barsağın alt tarafında bulunan “rektum” adı verilen bölgenin kanserlerinde çoğunlukla ameliyat öncesinde radyoterapi veya radyoterapi ile birlikte kemoterapi uygulaması yapılır. Böylelikle, hastaların bir bölümünde normal yoldan dışkılamanın devamı sağlanır. Ancak, bazı hastalarda cevap iyi olsa bile barsağın dişarı ağızlaştırılması gerekebilir. Bu durumda, dışkılama karın üzerine yerleştirilen bir torbaya yapılır. Çıkan tüm parçaları patolog inceledikten sonra bağırsak dışındaki bölgelerde bir hastalık odağı olup olmadığını söyleyecektir. Bu sonuca göre ameliyat sonrasında ilaç (kemoterapi) veya ışın tedavisine (radyoterapi) gerek olup olmadığı belirlenir.

Cerrahi yöntem ile hastalıklı bağırsak bölümünün çıkarılması geçmişte olduğu gibi bugun de erken evre hastalık ile başvuran hastaların %90’ında şifa sağlamaktadır. Ancak bağırsak etrafı lenf düğümlerinde hastalık taşıyan veya lenf düğümleri sağlam olmasına karşın tümöre ait bazı yüksek risk faktörleri bulunan hastalarda cerrahi sonrası kemoterapi uygulamanın yaşam şansını %5-15 oranında arttırabildiği bilinmektedir. Bu nedenle bağırsak kanseri nedeniyle ameliyat olan hastaların mutlaka bir onkolog ile görüşmeleri önerilmektedir.

Bağırsak kanseri kemoterapisinde de günümüzde hatırı sayılır gelişmeler kaydedilmiştir. 1960’lı yılların başlarında birkaç kanser ilacından biri olarak piyasada bulunan fluorourasil, yaklaşık 10 yıl öncesine kadar bağırsak kanserinde tek kullanılan ilaç idi. Oysa günümüzde özellikle yüksek riskli, erken evre hastalıkta oksaliplatin cerrahi sonrası adjuvan (yardımcı) tedavi şemlarında standart olarak yer almaktadır. Bunun yanı sıra, ilerlemiş, metastatik hastalıkta oksaliplatinin yanı sıra, irinotekan isimli ilaç hemen hemen tüm hastalarda hedefe yönelik ajanlarla birlikte başarıyla kullanılmaktadır. Çoğunlukla bu ilaçların yanına ek olarak fluoropirimidin grubu ilaçlar arasında yer alan başka ilaçlar da verilmektedir. Bu ilaçlar ya bir port kateter yardımıyla 2-7 günlük sürekli tedaviler şeklinde veya 14 gün boyunca ağızdan hap şeklinde uygulanırlar.

"Hedefe yönelik" ismi verilen; bir başka deyişle “akıllı ilaçlar” olarak adlandırılan yeni ilaçlar bağırsak kanserlerinde de hastalarımıza umut kaynağı olmuştur. Bevacizumab adı verilen ve kanseri besleyen kan damarlarının işlevini bozan ilacın kemoterapi ile birlikte kullanıldığında bağırsak kanserli hastaların yaşamını uzattığı bilimsel çalışmalarla kanıtlanmıştır. Benzer şekilde yine hücrelerin yüzeyinde bulunan özel bir duyargayı hedefleyen “cetuximab” isimli ilaç da kemoterapi ile birlikte yaşam şansını arttırabilmektedir. Bu ilaçlar şimdilik ileri evre (yayılmış) hastalıkta kullanılmaktadır. Ameliyat sonrası dönem için henüz etkisi kanıtlanmış bir akıllı ilaç bulunmamaktadır. Ancak, bu yönde çalışmalar devam etmektedir.